20 Ekim 2025 Pazartesi

Ümit Özdağ Tek Çözüm Erken Seçim-Yılmaz Parlar

  

Ümit Özdağ Manisa’da Türkiye’nin Gündemine Yön Verecek Açıklamalarda Bulundu Stratejik Etkili Mesajlar Verdi

“Türkiye’nin yeniden ayağa kalkması için halk sandığa gitmeli”

Gerçeklerin Sesi, Ümit Özdağ Neden Farklı?

Türkiye’nin siyasal ve ekonomik çıkmazında, halkın umudunu yeniden örgütlü bir vizyona dönüştüren liderlerden biri hiç kuşkusuz Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ.
Onun sözleri, sıradan bir muhalif çıkışı değil; akademik birikimle donanmış, vatansever bir uyarı çağrısı niteliğinde.

Özdağ, “tek çözüm erken seçim” derken sadece bir siyasi hedef değil, ülkenin yeniden nefes alması için demokratik bir zorunluluğu vurguluyor.

Ümit Özdağ Manisa’da Basınla Buluştu

Gündem KKTC, Ekonomi, Güvenlik ve Erken Seçim

“AK Parti Ersin Tatar’ı Gerçek Anlamda Desteklemedi”

“5 Milyar Dolarlık Yatırım Mısır’a Gitti”

“İsrafa Dayanan Politikalar Türkiye İçin Çözüm Değil”

“Türk Polisine ‘Düşman’ Diyen Zihniyetle Karşı Karşıyayız”

“Tek Çözüm Erken Seçim”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Manisa programı kapsamında basın mensuplarıyla bir araya geldi. Gündeminde hem KKTC seçimleri hem de Türkiye’nin ekonomik ve güvenlik sorunları vardı. Ancak toplantının merkezine damgasını vuran cümle, netti:

 “AK Parti Ersin Tatar’ı Gerçek Anlamda Desteklemedi”

Özdağ, KKTC seçimlerine ilişkin yaptığı açıklamada, “AK Parti, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ı destekler gibi görünüp aslında desteklemedi. Bu, Kıbrıs Türk siyasetinde herkesin farkında olduğu bir gerçektir” ifadelerini kullandı.

Akademik geçmişine ve Kıbrıs konusundaki birikimine değinen Özdağ, iki devletli çözümün önemine dikkat çekerek “Federasyon görüşmelerine dönmek, Kıbrıs Türklüğünü belirsizliğe atar” dedi.

 “5 Milyar Dolarlık Yatırım Mısır’a Kaçtı!”

Manisa’daki konuşmasında ekonomiye geniş yer veren Özdağ, Türkiye’nin sanayi üretiminde yaşanan çöküşe dikkat çekti:

“Tekstil sektörü çöküyor. Emek yoğun bu alanın 5 milyar dolarlık yatırımı Mısır’a gitmiş durumda. Bu, AK Parti’nin yanlış ekonomi politikalarının sonucudur.”

Özdağ, israfa dayalı ekonomi anlayışını da sert sözlerle eleştirdi:

“Neoliberal ekonomi politikaları Türkiye için çözüm değildir. Rantiyeye ve israfa dayanan sistem Türkiye’yi bitiriyor.”

Organize Suç ve Uyuşturucu Alarmı

 “Şehirler Çetelere Teslim Edildi”

Zafer Partisi lideri, Türkiye’nin organize suç, uyuşturucu ve sanal kumar sarmalında olduğunu belirterek yeni bir “Tertemiz Türkiye Projesi” başlattıklarını duyurdu.

“Artık sokaklarımızda makineli tüfekli çeteler dolaşıyor. Uyuşturucu ortaokul kapılarına kadar indi. Bu tablo, devlet otoritesinin çöküşüdür.”

 “Türk Polisine ‘Düşman’ Diyen Bir Zihniyetle Karşı Karşıyayız”

Ümit Özdağ, terörle mücadele konusundaki açıklamalarında da kararlıydı:

“Türk polisine ‘düşman’ diyen bir zihniyetle karşı karşıyayız. Öcalan’a ‘kurucu önder’ diyen anlayış, Cumhuriyet’in temellerine ihanettir.”

Özdağ, “Cumhuriyetin bir tek kurucu önderi vardır: Gazi Mustafa Kemal Atatürk,” diyerek sözlerini noktaladı.

 “Göçmen Politikası Türkiye’yi Çökertiyor”

Basın toplantısında sığınmacı ve kaçak sorununa da değinen Özdağ, Türkiye’nin “sosyolojik ve ekonomik dengelerini kaybettiğini” söyledi:

“13 milyon fazladan insanla ev kiraları katlanıyor. TOKİ artık ev satmak için değil, kiraya vermek için ev yapıyor. Bu, yanlış göç politikasının sonucudur.”

 “Erken Seçim Tek Çözüm”

Türkiye İçin Yeni Bir Başlangıç

Zafer Partisi lideri, Türkiye’nin mevcut yönetim anlayışıyla krizleri aşamayacağını belirterek erken seçim çağrısını yineledi:

“Bu hükümet Türkiye’yi yönetemiyor. Ekonomiden güvenliğe, dış politikadan adalete kadar her alanda tıkanma yaşanıyor. Tek çözüm erken seçimdir.”

Neden Erken Seçim Türkiye’nin Kazancı Olur?

Dile getirilen, “Bugün Türkiye, tarihinin en kritik kavşaklarından birinde. Toplumsal güvenin azaldığı, ekonomik dengelerin sarsıldığı, adalet duygusunun erozyona uğradığı bu dönemde erken seçim, sadece bir politik talep değil, milli bir ihtiyaç olduğu” vurgusu  

Ümit Özdağ’ın Manisa’daki erken seçim çağrısı, Ülkesini seven, devlet aklıyla düşünen bir liderin isabetli çözümdü.

Türkiye erken seçime giderse;

Demokrasi yeniden nefes alacak,

Üretim ve adalet merkezli bir ekonomi inşa edilecek,

Halkın iradesi siyasetin rotasını yeniden belirleyecek.

Özdağ’ “Erken seçim Türkiye’nin yeniden dirilişidir.”

yilmazparlar@yahoo.com

7 Ekim 2025 Salı

GastroShow 2025’te Göze çarpan Stantlar-Yılmaz Parlar

  

GastroShow 2025’te Gastronomi ve Sağlık Bir Arada

Bu yılki GastroShow 2025, “Sağlık” temasıyla bir gastronomi şöleni niteliğindeydi; hem lezzeti hem yenilikçi fikirleriyle öne çıkan stantlar ve sürpriz uygulamalarla katılımcıların beğenisini kazandı.

Başkanlığını Gürkan Boztepe’ nin Yaptığı GTD Gastronomi Turizm Derneği tarafından düzenlenen, GastroShow 2025, bu yıl “Sağlık” temasıyla 6 Ekim 2025 Pazartesi günü Swissôtel The Bosphorus, İstanbul’da gerçekleştirildi.

Lezzet, Teknoloji ve Yerel Zenginlikler Sahneye Çıktı

Öne Çıkan Stantlar ve Sürpriz Sunumlar

VitaMarin/ Öz Sağdıçlar Balıkçılık
Türkiye’nin deniz ürünleri tedarikçilerinden biri olan Öz Sağdıçlar Balıkçılık, Horeca kanalına yönelik toptan balık temininde sektöründeki konumunu pekiştirdi.

Ancak fuarda sadece tedarik vurgusu yoktu: alabalık yetiştiriciliği ve ihracat faaliyetleri ile sürdürülebilir üretim anlayışını sergilediler; “tazelik, kalite, sürdürülebilir üretim” gibi kavramları stant iletişimlerinde öne çıkardılar.

Kalbur Et Kebap
İstanbul Ümraniye’de 15 yıldır hizmet veren Kalbur Et Kebap, geleneksel Türk mutfağını modern çizgilerle buluşturdu. Özellikle Adana satır kıyması, küşleme, mini biftek, incik, tandır ve Kars-Ardahan yöresinin doğal ortamda yetişen kaz etiyle hazırlanan özel tarifleriyle ziyaretçileri etkilemeyi başardı.

Mekânın mimari kimliği ve atmosferi, kurucusu Metin Akdemir ile mimar eşi Merve Akdemir’in ortak vizyonuyla şekillenmişti.

Psikolog Didar Bademci
Fuar bağlamında pek sık rastlanan bir yaklaşım: Psikoloji teması. Didar Bademci’nin stantında, “insan sağlığı ve beslenme-duygu ilişkisi” odaklı mesajlar, stres, yeme bozuklukları ve psikolojik direnç üzerine kısa bilgilendirmeler yer aldı.

Eğitimli danışmanlık hizmeti veren Didar Bademci, fuar süresince ziyaretçilerin sorularını yanıtlayarak “Sağlık = Fiziksel + Ruhsal Denge” hattında farkındalık yarattı.

Armiya Teknoloji
Teknoloji sponsoru olarak fuarda dikkat çeken Armiya Teknoloji, giriş alanında Geçiş360 yazılımı ile entegre turnike geçiş kontrol sistemini sundu. Dijital QR kodlu yaka kartlarıyla hızlı, güvenli bir geçiş deneyimi sağlandı.

Ayrıca çok şubeli işletmelere yönelik CharismaFMS Yönetim Yazılımı, stant ziyaretçilerinden büyük ilgi gördü. Hem geçiş teknolojileri hem de dijital yönetim çözümleri ile Armiya, fuar boyunca “öne çıkan markalar” arasında yer aldı.

Ayıntap Baklavaları
Gaziantep merkezli Ayıntap Baklava (Ayıntap Baklavaları), stantta geleneksel Antep baklavasını hijyen ve kalite vurgusu ile sergiledi. 1984’ten bu yana üretim yapan firma, kalite standartlarını koruyan üretim süreçleriyle Türkiye’nin farklı bölgelerine ve yurtdışına yayılma hedefiyle biliniyor.

Erzurum Belediyesi / Erzurum Mutfağı
Erzurum’dan gelen ekip, kent kahvaltısı kültürünü ve yöresel ürünlerle gastronomi kimliğini öne çıkardı. Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin geçmiş dönemde düzenlediği Erzurum Kahvaltı Festivali örnek gösterilerek, 55 yöresel ürünle tanıtıma çıkan stant, ziyaretçilerden hayranlık aldı. Erzurum mutfağının zenginliği, coğrafi işaretli ürünleri ve kahvaltı çeşitliliği ile tanıtıldı; gastronomi üzerinden şehir markalaşmasına yaptıkları vurgu dikkat çekiciydi.

Maraş Dondurması Showu
GastroShow’da adeta görkemli bir “dondurma sahnesi” kuruldu: kilolarca Maraş dondurması, döner kebap formunda asılarak kesilip ikram edildi. Bu sunum, ziyaretçilerin ilgisini çektiği gibi basında da geniş referans buldu.

Maraş dondurması, uluslararası gastronomi platformu TasteAtlas tarafından “Dünyanın En İyi Soğuk Tatlısı” seçilmişti. Bu unvan, fuardaki görsel ve tat deneyimiyle uyumlu şekilde ziyaretçilerde “gurur ve merak” duygusu yarattı.

Bu yılki GastroShow, “sağlık” temasıyla yalnızca yemek sunumlarını değil, gastronomi, psikoloji, teknoloji ve yerel kültür harmanını bir sahnede topladı.

Ziyaretçiler hem damaklarına hem de zihnine hitap eden içeriklerle karşılaştı. Stant sahipleri inovatif yaklaşımlar ve estetik sunumlarla dikkat çekti.

Bu tür etkinliklerin gastronomi turizmi açısından hem şehir markalarını hem yerel üreticileri beslediğini, kültürel mirası canlı tuttuğunu bir kez daha gördük.

yilmazparlar@yahoo.com

7 Ağustos 2025 Perşembe

Ümit Özdağ, Atatürk’ün Yolundaki Tek Kale Lider-Yılmaz Parlar

 

Ümit Özdağ’ın Bu Konuşmasını Tekrar Hatırlamak Zorundayız

Türkiye’de cesur olmak, yalnız kalmayı göze almak demektir. Prof. Dr. Ümit Özdağ, bu cesareti gösteren ve Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliğini siyasi arenada korkusuzca savunan ender liderlerden biridir.

3 Ocak 2023 tarihinde yaptığı bu tarihi konuşma, sadece bir siyasi beyan değil, Türk milletine yapılan bir çağrıdır. Hatırlamak, hatırlatmak ve yeniden düşünmek zorundayız. Çünkü bu konuşma, bir milletin yeniden uyanışının manifestosudur.

Tarihi Konuşmanın Önemi

3 Ocak 2023 – Türk Milletine Sesleniş
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın, Türk milliyetçiliği ve Atatürkçülük ekseninde yaptığı bu konuşma, sadece siyasi rakiplere değil; sessiz kalanlara, görmezden gelenlere ve unutmaya meyilli olanlara da net bir mesaj içeriyor.

Özdağ’ın Haykırış

“13 Milyon Sığınmacıya Sessiz Kalan Türk Milliyetçisi Olamaz”

Özdağ, Türkiye’deki demografik işgale karşı sessiz kalanları doğrudan hedef alarak, milletin gözüne perde çekilmesine isyan etti.

 “Türk Milliyetçiliğini Ayaklar Altına Alanlarla Siyaset Yapılmaz”

Erdoğan’ın “PKK ile açılım” politikasına değinerek bu çizgide yürüyenleri Türk milliyetçiliğinden dışladı.

 “Atatürk’e Ayyaş Diyenlerle Aynı Masaya Oturulmaz”

Havaalanlarından, tesislerden Atatürk’ün adını silenlerle iş tutanlara karşı net bir çizgi çekti.

“Zafer Partisi, Atatürk’ün Kurduğu Cumhuriyetin Son Kalesidir”

Zafer Partisi’nin ideolojik kökenini Orhun Abideleri’nden Gaspıralı’ya, Ziya Gökalp’e ve Atatürk’e dayandırarak, Türk milliyetçiliğinin tek siyasi temsilcisi olduğunu vurguladı.

“Federasyon Hayali Kuranlar Türk Milliyetçisi Değildir”

Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na atıfta bulunarak, federatif yapıya kayan zihniyeti eleştirdi.

“Siyasetin Eşantiyonu Değiliz”

Türk milliyetçilerinin siyasette görmezden gelinmesine sert bir tepki gösterdi.

Son Direnç Hakkı, Zafer Partisi

Zafer Partisi’nin, örtülü istila olarak nitelediği sığınmacı akınına karşı Türk milletinin “ilk ve son direnç hakkı” olduğunu belirten Özdağ, tüm Türk milliyetçilerini ve Atatürkçüleri bu saflarda birleşmeye davet etti.

Ümit Özdağ’ın Arkasındaki Akademik Güç

Siyaset bilimi profesörü olan Ümit Özdağ, sadece bir siyasi figür değil, aynı zamanda akademik bir otoritedir.

Türkiye’nin içinde bulunduğu sosyopolitik sorunları sahadan gelen bir bilgi birikimi ile yorumlayan nadir liderlerdendir.

Almanca ve İngilizce’yi ileri düzeyde bilen, yurtdışında eğitim almış ve birçok alanda akademik katkı sunmuş bir lider olarak, sahici ve bilimsel temellerle hareket etmektedir.

Bugün yaşadığımız sorunları görebilmek için sadece iyi bir lider değil, aynı zamanda cesur bir yürek gerekir.

Prof. Dr. Ümit Özdağ, bu yüreği ve bilgeliğiyle Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası için hayati önemde bir mücadele veriyor.

3 Ocak 2023 tarihli bu konuşma, tarihe bir not, geleceğe bir manifestodur.
Hatırlamak, hatırlatmak ve harekete geçmek zorundayız.

Konuşmanın Tam Metni;

Sevgili Türk Milliyetçileri, Sevgili Atatürkçüler,

Cumhuriyetimizin bir Türk devleti olduğunu ifade eden 1924 Anayasası’nı reddeden kişi, Türk milliyetçisi değildir; Atatürkçü hiç değildir.

Etnik ve mezhepsel kimliklere siyasal kimlik vereceğini vaat ederek yola çıkan birisi Türk milliyetçisi olamaz, Atatürkçü de olamaz.

Bugün ülkemizi 13 milyon sığınmacı ve kaçağın istilasına uğratırken ses çıkarmayanlar da Türk milliyetçisi değildir, Atatürkçü değildir.

“PKK ile Erdoğan’ın yaptığı açılımdan daha iyisini yapacağız” diyenler, Türk milliyetçisi olamaz, Atatürkçü değildir.

Türk milliyetçiliğini ayaklar altına alanlarla siyaset yapanlar Türk milliyetçisi değildir, Atatürkçü de değildir.

Atatürk’e “ayyaş” deyip ismini havaalanlarından ve kamu tesislerinden silenlerle bir araya gelenler, Türk milliyetçisi değildir, Atatürkçü değildir.

“1921 Anayasası” diyerek, “Kurtuluşa evet, kuruluşa hayır” diyenlerle; Türkiye’yi Arap demografik işgaline sokanlarla yürüyenler de Türk milliyetçisi değildir, Atatürkçü değildir.

Atatürk’ün bastırdığı bir isyan nedeniyle ona “soykırımcı” diyen adamı milletvekili yapan Atatürkçü olamaz.
Atatürk’e “kefere” diyen birini milletvekili yapan kişi, ne Türk milliyetçisidir ne Atatürkçüdür.

Atatürk’ün kurduğu millî devleti, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ile federalleştirmeye çalışanlar da Türk milliyetçisi değildir, Atatürkçü değildir.

Zafer Partisi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi olan millî, üniter ve laik devlet fikrinin siyasetteki tek temsilcisidir.

Zafer Partisi, Orhun Abideleri’nden Gaspıralı İsmail, Yusuf Akçura, Ziya Gökalp çizgisine; oradan da Atatürk’ün önderliğinde şekillenen Türk milliyetçiliği siyasal projesinin bugünkü yegâne taşıyıcısıdır.

Zafer Partisi; kirletilmek, etkisizleştirilmek ve yok edilmek istenen Türk milliyetçiliğini, Atatürk çizgisinde 21. yüzyıla taşımayı hedefleyen tek partidir.

Bu anlamda Zafer Partisi, Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin fikir merkezidir. Aynı zamanda Türk milliyetçiliğinin son direnme ve savunma hakkıdır.

Zafer Partisi, ülkemizi iç savaşa sürüklemeyi ve “Büyük Kürdistan”ı kurmayı amaçlayan stratejik göç mühendisliği karşısında da Türk milletinin ilk ve son direnç hakkıdır.

Sevgili Türk milliyetçileri, sevgili Atatürkçüler;

Bölücü örgüt HDP kadar değer verilmeyen, siyasette adeta eşantiyon muamelesi gören Türk milliyetçilerini ve Atatürkçüleri;

Atatürk ve silah arkadaşlarının kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni kuruluş ilkeleri temelinde savunmak üzere Zafer Partisi’ne davet ediyorum.

“Oylarını nasıl olsa bize verecekler” diye küçümsenen tüm Türk milliyetçilerini, tüm Atatürkçüleri; Zafer Partisi saflarında birleşmeye çağırıyorum.

100 sene önce ordularıyla Anadolu’yu işgal eden emperyalizmi yenilgiye uğratan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde;

Bugün 13 milyon sığınmacı ile gerçekleşen örtülü istilaya karşı tek başına mücadele eden Zafer Partisi’nde yer almaya sizleri de davet ediyorum.

Yaşasın Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti!
Yaşasın Büyük Türk Milleti’nin Zaferi!

yilmazparlar@uahoo.com

6 Temmuz 2025 Pazar

ÖKHD Doppi Kültürünü Yaşattı-Yılmaz Parlar

  

Özbekistan Kadın Hakları Derneği (ÖKHD), Türkiye’de ilk kez UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan “Doppi” şapkasını yaşatmak için manidar bir kutlamaya imza attı.

5 Temmuz 2025 Cumartesi günü, İstanbul Mecidiyeköy’de bulunan dernek merkezinde düzenlenen bu renkli etkinlik, Özbek kültürünün nadide bir parçası olan “Doppi”nin tanıtımına ve yeni nesillere aktarılmasına vesile oldu.

Etkinliğe öncülük eden isim, yılın “Altın İnsan Ödülü” sahibi, derneğin karizmatik ve vizyoner başkanı Azade (Ozoda) İslamova idi. Kendisi sadece bir sivil toplum lideri değil, aynı zamanda kültürel hafızanın taşıyıcısı olarak dikkat çekiyor.

Doppi Nedir? Bir Şapkadan Fazlası

Doppi; Özbek halkının yüzyıllardır kullandığı, başta Fergana Vadisi olmak üzere ülke genelinde yaygın olan geleneksel bir şapkadır. Kare ya da yuvarlak formda, özel Atlas veya Adras kumaşlardan dikilen bu başlık, üzerinde taşıdığı nakışlarla bölgesel ve sembolik mesajlar taşır. Her bir dikiş, her bir motif; sevgi, bereket, sağlık, cesaret gibi anlamlar içerir.

UNESCO tarafından 2019 yılında “Somut Olmayan Kültürel Miras” olarak ilan edilen Doppi, Özbekistan’da her yıl 9 Eylül’de özel gün olarak kutlanmaktadır. Ancak bu kutlama, Türkiye’de ilk kez ÖKHD tarafından hayata geçirilmiş oldu.

Bir Kültür, Bir Kadın Eliyle Hayat Buluyor

Etkinlik boyunca geleneksel kıyafetler, halk şarkıları ve Doppi şapkalarının farklı varyasyonları sergilendi. Katılımcılar, hem bu miras hakkında bilgi aldı hem de kendilerine ait kültürel kodlarla bağ kurdu. Azade İslamova’nın yaptığı açılış konuşmasında verdiği şu mesaj dikkat çekiciydi:

“Doppi bizim yalnızca başımızı süsleyen bir nesne değil, kimliğimizi, tarihsel belleğimizi, kadınlarımızın emeğini taşıyan kutsal bir simgedir. Nerede yaşarsak yaşayalım, bu şapka bize kim olduğumuzu hatırlatır.”

Etkinlikte sadece bir gelenek tanıtılmadı, aynı zamanda diaspora toplulukları için bir kültürel dayanışma zemini de oluşturuldu. Dernek üyeleri, gönüllüler, sanatçılar ve basın mensupları aynı çatı altında buluşarak ortak bir hafızayı yeniden canlandırdı.

Kültür Sadece Müzede Yaşamaz

Bir gazeteci olarak şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim: Bu etkinlik, sıradan bir kültürel gösterimden çok daha fazlasıydı. Göçmen toplulukların yaşadığı ülkelerde köklerini unutmadan var olabilmesi, ancak bu tür girişimlerle mümkündür.

Azade İslamova’nın liderliğinde gerçekleşen bu program, Türkiye’de yaşayan Orta Asya kökenli toplumlar için yalnızca nostaljik bir hatırlatma değil, geleceğe yönelik güçlü bir kültürel yatırım anlamına gelmektedir.

Kültür yalnızca müzelerde ya da tarih kitaplarında korunmaz. Kültür, yaşandıkça, paylaşıldıkça ve aktarıldıkça yaşar. Ve bugün, İstanbul’da bir grup yürekli kadın, bunu başardı.

yilmazparlar@yahoo.com

  2026-Of Hayrat Cemiyeti'nden Tarihi Gece-Yılmaz Parlar

ANASAYFA SİYASET EKONOMİ TURİZM EMLAK OTOMOTİV SEKTÖRLER BİLİM-TEK...